07.08.2026
31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”), kamuoyunda bilinen adıyla 12. Yargı Paketi, hukuk ve ceza yargılamasının yanı sıra icra ve iflas hukuku, idari yargı, noterlik işlemleri, borçlar hukuku ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin birçok alanda önemli değişiklikler öngörmektedir.
Düzenlemelerin genel yaklaşımı değerlendirildiğinde; yargılamaların daha makul sürede sonuçlandırılması, yüksek yargının iş yükünün azaltılması, dijitalleşme uygulamalarının yargı süreçlerine daha etkin şekilde entegre edilmesi ve uygulamada farklı yorumlara neden olan bazı usul kurumlarının yeniden şekillendirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, getirilen değişikliklerin önemli bir kısmı devam eden yargılamalar ile belirli koşullar altında kesinleşmiş dosyalar bakımından da sonuç doğurabilecek nitelikte olduğundan, her somut olayın ilgili geçiş hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Kanun kapsamında dikkat çeken düzenlemelerden biri, ortaklığın giderilmesi suretiyle satışa konu edilen miras taşınmazlarına ilişkindir. Buna göre, taşınmazın tüm maliklerinin mülkiyet hakkını miras yoluyla kazanmış olması ve taşınmaz üzerinde üçüncü kişilere ait herhangi bir payın bulunmaması hâlinde gerçekleştirilecek ilk açık artırmaya yalnızca mirasçılar katılabilecektir. İlk artırmada satışın gerçekleşmemesi durumunda ise ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık olarak yapılacaktır. Ayrıca, ihale bedelini süresi içerisinde yatırmayan en yüksek teklif sahibi hakkında teklif ettiği bedelin %5’i oranında idari para cezası uygulanması öngörülerek, ihale sürecinin kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir.
Hukuk muhakemeleri bakımından ise uygulamayı doğrudan etkileyecek önemli değişiklikler yürürlüğe girmiştir. Bunların başında, uzun yıllardır uygulamada önemli bir yere sahip olan belirsiz alacak davasına ilişkin düzenlemenin yürürlükten kaldırılması gelmektedir. Yeni sistemde, alacağın yalnızca bir kısmının dava konusu edilmesi hâlinde davacı tarafın talebini tahkikat sona erinceye kadar aynı dava içerisinde bir defaya mahsus olmak üzere artırabilmesine imkân tanınmıştır. Böylece, uygulamada sıklıkla başvurulan belirsiz alacak davası kurumu yerine kısmi davaya ilişkin mekanizma güçlendirilmiş ve zamanaşımına ilişkin koruma da devam ettirilmiştir.
Yargılamaların hızlandırılması amacıyla getirilen bir diğer önemli yenilik ise duruşmalar arasındaki süreye ilişkin üst sınırın belirlenmesi olmuştur. Buna göre, yazılı yargılama usulüne tabi davalarda iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç ayı aşamayacaktır. Ancak bilirkişi incelemesi, istinabe işlemleri veya benzeri zorunlu nedenlerin varlığı hâlinde hâkim, gerekçesini kararda göstermek suretiyle daha uzun bir süre belirleyebilecektir. Bu düzenleme ile özellikle uzun yargılama sürelerinin azaltılması yönünde uygulamaya katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Borçlar hukuku alanında ise kanuni faiz sisteminde önemli bir değişikliğe gidilmiştir. Taraflar arasında faiz oranının kararlaştırılmadığı durumlarda uygulanacak yıllık kanuni faiz oranı, artık sabit bir oran yerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont oranı esas alınarak belirlenecektir. Böylelikle ekonomik koşullara daha uyumlu ve dinamik bir faiz sistemi benimsenmiş olup, özellikle ticari alacaklar ile uzun süren yargılamalarda hesaplanacak faiz tutarları bakımından uygulamaya önemli etkileri olacağı değerlendirilmektedir.
Bunun yanında, destekten yoksun kalma ve çalışma gücü kaybı tazminatlarında faiz başlangıcına ilişkin esaslar da yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, zarar görenin veya desteğin kazancının belirlenebildiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat bakımından faiz, haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden itibaren; kazancın belirlenemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat bakımından ise karar tarihinden itibaren işletilecektir.
Ceza hukuku ve ceza muhakemesi alanında da önemli değişiklikler öngörülmüştür. Dolandırıcılık suçlarına iştirak bakımından, katkısı yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya benzeri bilgilerin kullanılmasına imkân sağlamakla sınırlı kalan kişiler yönünden belirli şartlar altında cezada indirim uygulanabileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, mağdurun uğradığı maddi zararın belirli süre içerisinde tamamen giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesine yönelik yeni düzenlemeler getirilmiştir.
Ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında elde edilen moleküler genetik verilerin saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin usuller de yeniden belirlenmiştir. Buna göre, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde bu verilerin derhâl silinmesi; diğer hâllerde ise kararın kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonunda imha edilmesi öngörülerek kişisel verilerin korunmasına yönelik güvenceler güçlendirilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu korunmakla birlikte, kapsamı yeniden şekillendirilmiştir. Buna göre işkence, eziyet ve kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri belirli kötü muamele suçlarında artık hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir. Ayrıca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf ve kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde temyiz kanun yoluna başvurulabilmesine imkân tanınmıştır. Böylece hem temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin suçlar bakımından daha farklı bir ceza politikası benimsenmiş hem de kanun yolu güvenceleri güçlendirilmiştir.
İdari yargıya ilişkin düzenlemeler de Kanun’un önemli başlıklarından birini oluşturmaktadır. Tek hakim tarafından karara bağlanabilecek dava türleri ile parasal sınırlar yeniden belirlenmiş; buna bağlı olarak bazı uyuşmazlıklar bakımından Danıştay nezdindeki temyiz incelemesinin kapsamı daraltılmıştır. Böylelikle uyuşmazlıkların daha kısa sürede kesinleşmesi ve yüksek mahkemelerin iş yükünün azaltılması amaçlanmaktadır.
Bunun yanında noterlik işlemlerinde dijitalleşmeyi destekleyen düzenlemeler ile noterlik evraklarının elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak ilgili mercilere iletilmesine imkân tanınmış; yargı hizmetlerinin dijital dönüşümüne yönelik önemli bir adım daha atılmıştır.
7589 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikler, yalnızca yeni açılacak dava ve soruşturmalar bakımından değil, geçiş hükümlerinin uygulanabildiği ölçüde devam eden yargılamalar ve bazı kesinleşmiş dosyalar yönünden de hukuki sonuç doğurabilecek niteliktedir. Özellikle hukuk muhakemeleri, ceza muhakemesi ve idari yargı alanındaki usul hükümlerinde yapılan değişikliklerin, dava stratejilerinin oluşturulması, kanun yollarının değerlendirilmesi ve yargılama süreçlerinin yönetimi bakımından uygulamaya önemli etkilerinin olması beklenmektedir.
Bu çerçevede, yeni düzenlemelerin her somut olay bakımından yürürlük hükümleri ve uygulama koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi; hak kayıplarının önlenmesi ve hukuki süreçlerin etkin şekilde yürütülmesi açısından önem taşımaktadır. Çelikbaş Hukuk Bürosu olarak, 12. Yargı Paketi kapsamında yürürlüğe giren düzenlemeleri ve bunların uygulamadaki yansımalarını yakından takip ediyor; değişen mevzuatın müvekkillerimiz bakımından doğurabileceği hukuki sonuçlar konusunda güncel, kapsamlı ve çözüm odaklı danışmanlık hizmeti sunmaya devam ediyoruz.
İlgili Kanun metnine buradan ulaşabilirsiniz:
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-1.htm
Çelikbaş Hukuk Bürosu
