AYM’DEN KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA İLİŞKİN ÖNEMLİ BİR KARAR: EŞ, KİŞİSEL VERİLERİ DİĞER EŞİN AÇIK RIZASI OLMAKSIZIN ELE GEÇİREMEZ

Bugün yayınlanan Resmî Gazete ile Anayasa Mahkemesi (“AYM”), kişisel verilerin korunması konusunda önemli bir karar vermiştir. Başvuru; başvurucunun boşanma davasında karşı taraf eşi tarafından başvurucunun hastane kayıtlarına ilişkin sağlık verilerinin mahkeme dosyasına sunulması neticesinde, başvurucunun ilgili Başsavcılık nezdindeki şikâyeti üzerine verilen takipsizlik ve akabinde karara karşı itiraz sonucu itirazın reddi kararına karşı başvurucunun kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesine yönelik şikayet hakkında etkili bir ceza soruşturması yapılmaması nedeniyle özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Soruşturma aşamasında Başsavcılık tarafından anılan hastane tarafından verilen cevapta, başvurucunun hastane kayıtlarına ilişkin sorgulama ve çıktı alma işlemlerinin A.G. isimli kişi tarafından yapıldığının bildirildiği, bu bağlamda Başsavcılık tarafından eşinin hastane kayıtlarını kendisinin ele geçirdiği yönündeki ikrarının mevcudiyetine rağmen Başsavcılık tarafından eşle ilgili kişisel verilere diğer eşin erişme hakkının olduğunun ön kabulüyle hareket edildiği, başvurucu eşinin sağlık verilerine ne zaman ve nasıl ulaştığının, bu kayıtlara ulaşmak için şifrenin gerekip gerekmediğinin araştırılmadığının görüldüğü, A.G.’nin de ifadesinin alınmadığı ve olayın tam aydınlatılamadığı anılan kararda belirtilmiştir. 

Kararda belirtilen önemli bir husus da başvurucunun evlenmeden önceki tedavisiyle ilgili bilgileri eşi dahil üçüncü kişilere verilmesi yönünde açık bir rızasının da olmadığının görüldüğüdür. 

Buna rağmen Başsavcılık tarafından eşlerin diğer eş hakkında birinci dereceden yakını olması nedeniyle kişisel ve sağlık bilgilerine ulaşma hakkının bulunduğu, bu nedenle şüphelinin (başvurucunun eşinin) eyleminin mahremiyetin ve özel hayatın ihlali olarak değerlendirilemeyeceği şeklinde yasal dayanağı gösterilmeyen birtakım gerekçelerle sonuca ulaşıldığı anılan kararda belirtilmiştir. AYM tarafından, böyle bir kabulün, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve hasta hakları bakımından kişiyi korumasız bıraktığı, ayrıca benzer müdahaleler yönünden caydırıcılığı olmadığının açık olduğu belirtilmiştir. 

Kararda özetle, yukarıda açıklananlar ışığında soruşturma aşamasında esaslı iddiaların Başsavcılık tarafından araştırılmaması, soruşturmanın derinleştirilmemesi ve yasal dayanağı gösterilmeyen gerekçelerle sonuca ulaşılması nedeniyle etkili ve özenli bir soruşturmanın yapılmadığı, Başsavcılık kararına itiraz üzerine yargı mercilerinde ulaşılan sonuçların kişisel verileri ve hasta haklarını koruyacak şekilde ilgili ve yeterli gerekçeler içermediğinin sabit olduğu belirtilmiştir. 

Netice itibarıyla, Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı kapsamında kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. (AYM’nin 2019/20473 başvuru numaralı ve 3.2.2022 karar tarihli ilamı). 

Kararın tam metni aşağıdaki link’te bulunmaktadır:

(https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2022/03/20220318-18.pdf)

Saygılarımızla,

ÇELİKBAŞ HUKUK BÜROSU

Av. Nil Merve ÇELİKBAŞ ŞEKER, LL.M.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.